Sürdürülebilirlik

İnsanlara, gezegenimize, topluma karşı sorumluluk almak, ama aynı zamanda kendi eylemlerimizin sorumluluğunu da üstlenmek. Bunlar, edding Grubu’nun kurumsal değerleri arasında bulunan ve kökleri çok derinlere inen konulardır. Öncü Ruh, Güçlendirme, Özgünlük ve Bilinçli Bir Birlik.

İlk edding permanent markörünü piyasaya sürdüğümüz 1960 yılından bu yana, öncü ruhumuz ve sürdürülebilirliğe verdiğimiz önem, kurumsal kültürümüzün ayrılmaz parçaları olagelmiştir. Sürdürülebilirlik bugün, edding Grubu’nun tüm markalarının büyük bir tutku ile desteklediği kurumsal stratejimiz “profit-for”un (yani “değerler için kâr”ın) temel taşıdır. Değişen stratejimiz çerçevesinde, işlerimizin temeli “kâr odaklı” (for-profit) bir şirketten değerlere karşı daha duyarlı olan bir şirkete, yani “değerler için kâr” (profit-for) amacı güden bir şirkete dönüşmüştür.

Mevcut kaynakların rasyonel bir şekilde ve aynı zamanda yenilenebilir enerjilerin kullanılmasını tercih eden bir şirketiz. Ekonomik başarının artık tek ana hedef olmadığını görmekte, ekonomik başarının aynı zamanda ekolojik ve toplumsal iyileştirme çabalarını daha ileri götürmek için bir önkoşul olduğuna inanmaktayız. edding Grubu 2024 yılında, “profit-for” stratejisi nedeniyle şirketlere verilen Almanya Sürdürülebilirlik Ödülü ile onurlandırıldı.

Layık görüldüğümüz bu ödülden güç alarak, geleneksel bir aile şirketinin rejeneratif bir ekonomi sistemi hedefine katkıda bulunabileceğini, eylemlerimizi her şeyden önce gezegenimizin ve toplumun refahıyla uyumlu hale getirmek için yeni yollar deneyeceğimizi ve bu yenilikçi yaklaşımımızın aynı zamanda ekonomik olarak uygulanabilir olduğunu kanıtlayacağız.

PROFIT FOR – Daha iyi bir gelecek için kazanç

“Sağlam ve geleceğe dönük bir aile şirketi olarak, öteden beri yalnızca kendi geleceğimiz için değil, gelecek nesillerin geleceği için de sorumluluk üstlendik. Bugünkü eylemlerimizin yarının dünyası üzerinde geniş kapsamlı etkiler yaratacağının bilincindeyiz. Kesin kanaatimiz, iş dünyasının rolünün de artık değişmekte olduğudur. Yalnızca gezegenimiz ve insanların refahı için gerçekten sorumluluk alan kuruluşlar, gelecekte de ayakta kalanlar olacaktır. Ve gezegenimizin geleceğini güvence altına almak, ancak değişimi başaran bir ekonomi ile mümkün olabilir.

Öncü ruhumuz, öz algımızın daima bir parçası olagelmiştir. Bir rol model olmak ve şirketlerin olumlu değişimler yaratabileceğini göstermek istiyoruz. Bu nedenle iş modelimizi kökten değiştirme kararı aldık. Bu yeni iş modelini “profit for” olarak adlandırıyoruz. Bu modelin amacı, yalnızca kazanç elde etmek için kazanç sağlamak değil. Bu modelde kazancı, iyi bir şeyler yapmak için gerekli olan bir araç olarak görüyoruz.”

Per Ledermann, edding Grubu CEO’su

Her alanda sorumlu davranmak

Ekonomik başarıyı, şirketimizin sürekli gelişimini sağlamak ve kararlarımıza çevresel ve sosyal unsurları dahil etmek için temel bir ön koşul olarak görüyoruz. “Profit-for” stratejisi, ekonomik, çevresel ve sosyal unsurları karar alma süreçlerimize dahil etmemiz için bir çerçeve sunmaktadır.

Sorumlu davranışlar sergileyerek, karar alma süreçlerimizde çalışanlarımızın, toplumun ve çevrenin çıkarlarını göz önünde bulundururken, şirketimiz için uzun vadeli ve sürdürülebilir çözümler yaratmayı hedefliyoruz. 

Toplum üzerindeki etkiler

Bize göre herkese eşit davranılan, herkesin fikirlerini özgürce kendi düşündüğü gibi ifade edebildiği ve çeşitliliğin yaşanabildiği rengarenk bir insan grubundan daha güzel bir şey yoktur. Her bir insanın kendisi olmaya cesaret etmesine katkıda bulunmak istiyoruz. Bunun için kişisel gelişim özgürlüğünü hem koruyor hem de teşvik ediyoruz. Bu alandaki faaliyetlerimiz, aşağıdaki sürdürülebilir gelişim hedeflerini uygulamaktadır:
 

Ticari faaliyetlerimizin çevre üzerindeki etkisi

Karar alma süreçlerimizde çevresel unsurları dikkate alıyor ve bu alandaki yaklaşımlarımızı sürekli olarak geliştiriyoruz.

Ticari faaliyetlerimizin etkisini daha iyi anlamak için sera gazı emisyonlarımızı (CO₂e) takip ediyor ve hesaplıyoruz. Bundan elde ettiğimiz bilgileri, potansiyel eylem alanlarını belirlemek ve emisyonları azaltmaya yönelik önlemler geliştirmek için kullanıyoruz. 

Kendimize olan etkiler

Bir şeyleri etkilemek isteyen herkes, işe önce kendinden başlamalıdır. Bu nedenle, edding Grubu bünyesinde herkesin kendi yeteneklerini tamamen kullanabilmesini, gerektiğinde bunları en iyi şekilde geliştirebilmesi için destek almasını sağlıyoruz. Çalışanlarımıza ilgi çekici ve sağlıklı bir çalışma ortamı sunuyor, şirket içinde çeşitliliği ve inklüzyonu destekliyoruz. Yaşam boyu öğrenme, kendini iyi hissettiren girişimler ve acil durumlarda yardım seminer ve kurslarımız vardır.

Ekonomik Başarının Rolü

edding Grubu için ekonomik başarı, şirketin uzun vadeli gelişimi için temel bir ön koşuldur. Bu başarı, ürünlere, süreçlere ve yeniliklere, ayrıca seçilmiş projelere ve girişimlere yatırım yapmak için gerekli mali imkânları sağlar.

"Profit-for" stratejimizin bir parçası olarak, iş kararlarını alırken ekonomik, çevresel ve sosyal unsurları dikkate almayı hedefliyoruz. Ekonomik başarıyı, şirketin uzun vadeli gelişimini güvence altına almanın ve gelecekteki girişimler için alan yaratmanın temeli olarak görüyoruz.

Ayrıca, iş ortaklarımız ve diğer paydaşlarla diyalog ve işbirliğine öncelik veriyoruz. Amacımız, değer zinciri boyunca ortak zorlukları ele almak ve diyalog yoluyla çözümler geliştirmektir. 

Hikayelerimize buradan ulaşabilirsiniz

Taahhüt ettiğimiz sözleşme

edding Grubu, 2022’nin Mayıs ayında BM Küresel İlkeler Sözleşmesine resmen katılmıştır.
BM Küresel İlkeler Sözleşmesinin temelini, adil çalışma koşullarının on evrensel ilkesi ve sürdürülebilir gelişim hedefleri oluşturur. Sözleşme, bugün ve gelecekte tüm insanların, toplumların ve pazarların yararına kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonominin tesis edilmesi ilkesinden yola çıkar.

Bu girişimin merkezinde kelimenin tam anlamıyla “Çeşitlilik Sözleşmesi” belgesi yer almaktadır. Bu belgeyi imzalayan taraflar, iş dünyasında çeşitliliği ve çalışanların takdir edilmesini teşvik edeceklerini taahhüt eder. edding Grubu, Çeşitlilik Sözleşmesini imzaladı, çünkü çeşitliliği yaşamaktayız ve herkesin yaş, etnik köken, milliyet, cinsiyet ve cinsiyet kimliği, fiziksel ve zihinsel yetenekler, din ve dünya görüşü, cinsel yönelim ve sosyal geçmişten bağımsız olarak hoş karşılanmasının ve değerli olduğunu hissetmesinin önemli olduğuna inanıyoruz.

Şirket kurucularımızdan biri olan Carl-Wilhelm Edding ile birlikte hayata geçirdiğimiz Stiftung :do vakfı ile, mültecilerin ve göçmenlerin haklarını savunuyoruz. Bu konu bizim için son derece önemli bir konu, çünkü göç olgusu genellikle insanların kendileri olma hakkından mahrum bırakılmaları nedeniyle gerçekleşmektedir. Ancak kişisel gelişim özgürlüğü, başka bir ülkeye ulaşıldıktan sonra dahi dil ve/veya kültürel engeller ya da kısıtlı haklar gibi yasal ve diğer bariyerler nedeniyle zor erişilir olmaya devam etmektedir.

İşveren olarak, mümkün olan her yerde mümkün olan en iyi iş-yaşam dengesi için gerekli koşulları yaratıyoruz. İş-yaşam dengesini iyileştirmek için farklı olanaklar sunan bir derneğin ve buna bağlı kar amacı gütmeyen bir şirket olan “Beruf und Familie im Hansebelt”in (Hansebelt’te İş ve Aile) kurucu üyesiyiz. Hansebelt bölgesindeki çalışanlarımız, evde veya ofiste ücretsiz acil çocuk bakımı ve özel durumlarda çocuk bakımı olanaklarından yararlanmaktadır.

Aile şirketlerine yönelik bir ekosistem olan Maschinenraum’a 2021 yılında katıldık. Maschinenraum’da, toplam 450.000’den fazla çalışanı olan Almanca konuşulan şirketlerin en cesurları ve en geleceğe dönük olanları bir araya gelerek, kendi aralarında bir ağ oluşturuyor, deneyim, bilgi birikimi, kaynak ve yetkinlikleri hakkında bilgi alışverişinde bulunuyor. Bu ekosistemde değişimin tüm ana alanlarında birbirimize karşılıklı destek oluyor, ortak zorluklarımız hakkında görüşmeler yapıyor, kendini kanıtlamış en iyi yöntemleri birbirimizle paylaşıyoruz. Burada birlikte yeni şeyler öğreniyor, büyüyor ve geleceği tasarlıyoruz.

Haydi tüm bunlar hakkında konuşalım!

edding Grubu’nun kendi içinde büyük bir önemle ele aldığı sürdürülebilirlik konusunda soruların mı var?